
FRANSA
ULAŞIM
Fransa da şehirler arası ulaşım için en uygun olarak https://www.flix.com/ veya blablabus kullanabilirsiniz. en hızlı olanı tabi ki Fransız şirketi olan https://www.sncf.com/fr tren seferleri. hızlı ve konforlu olduğu kadar tabi ki ücreti de otobüslere kıyasla en az 5 katı kadar. Şehir içinde ulaşım kartları var onları alabilirsiniz. Ben çoğunlukla biletsiz binenlerdenim.

LYON
Akşam saatlerinde vardığım şehrin ışıltışlı sokaklarından kaldığım otele kadar yürüdüm ve bu sayede akşamlık bir Lyonu gözlemleme imkanım oldu. Mevsime göre sıcak olarak tabir edebileceğim bir hava vardı dolayısıyla otele kadar olan dik yokuşta oldukça terledim. Otele Lyon manzarası için belki de en ideal konumlardan birindeydi. Güzel bir uykunun ardından sabah ilk olarak Odeona uğradım. Odeon eski Romadan kalan bir amfi tiyatro gösteri merkezi ve hala da bazen kullanılıyor. Görmenizi tavsiye ederim zaten mutlaka uğramanız gereken Lyon Notre damme Bazilikasına da oldukça yakın. Ardından da Bazilikaya geçtim. Harika bir yer. Gerek konumu gerek se mimarisi ile oldukça iyi bir mekan. Giriş ücretsiz dilerseniz bağış yapabilirsiniz her dilde hediye incil kitapları var. Buradan şehir merkezine yürüyerek inmenizi tavsiye ederim zira eski Lyona ait oldukça güzel görsel mimariler sokaklar hayatlar emin olun ki sizi oldukça etkileyecektir. Çıkışı ise finiküler ile yapabilirsiniz onu bilmenizi isterim. 2 e bir ücreti var. Daha sonra ise Saint-Jean-Baptiste Cathedral'i gezdikten sonra senn nehri kenarında bulunan Court of Appeal of Lyon (Lyon Adalet Binası) ile The Weight of Oneself (Kendi Ağırlığı) isimli heykeli görmenizi tavsiye ederim. Heykel ile ilgili olarak Sadece insanın kendisine olan bakış açısını konu alıyor ve bence sanatçı harika betimlemiş resmetmiş göstermiş. Sizin en çok zamanınızı alacak olan mekan ise kesinlikle Museum of Fine Arts of Lyon harika resimlerin olduğu bu müzeye emin olun bayılacaksınız. Fransız sanatçıların çoğunlukta olduğu bu müzede sizi büyüleyecek adeta. Giriş ücreti 12 euro şehir kartına ücretsiz.

YEME İÇME
Ben yurt dışı seyahatlerimde genellikle Türk lokantaları ya da balık yemeği tercih ediyorum. Fransa da bu konuda bir çok farklı alternatif mevcut olduğu için de hiç bir şekilde sorun yaşamadım. Lyon ve Marsilya da çok sayıda Kebap yazan yer var zaten hepsi de Türk olduğu için rahatlıkla gidebilirsiniz. Marsilya bir liman kenti ve bunu da mutfağında oldukça hissettiriyor. Tabi Fransa ya gitmişken bir Kruvasan da yemeden dönmeyin.

KONAKLAMA
Oldukça fazla seçenek olsa da Lyon da eski Lyon olarak tabir edilen ve Notre Damme Bazilikasına olan yakınlığı dolayısıyla ben https://hostel-lyoncentre.com/en/hostel-lyon-center/ tercih ettim fiyat olarak da gayet uygun bir yerdi. Marsilya da ise sahile olan yakınlığı dolayısıyla Hotel Vertigo da konakladım. Her ikisinden de oldukça memnun ayrıldım. Sırt çantanızı yanınızda taşımamak isterseniz gayet korunaklı olarak siz alana kadar otel de muhafaza edilecek şekilde bir yerde bırakabilirsiniz.

MARSİLYA
Marsilya İzmir Foçalı denizciler tarafından kurulmuş ve tam bir akdeniz liman kenti. Hartika bir atmosfer ve havası var. Şehir oldukça elit bir turizm konseptine sahip. Marsilya Akdeniz incileri sıralamasında da oldukça önemli bir yere sahip. Eski ve yeni mimarisi ve buna bağlı kültürü de her anlamda deneyimlenmeye değer. Marsilya da Ulaşım diğer avrupa ülkeleri gibi tren ve metrolar ağı ile sağlanmakta. Limanda bulunan mekanlar ve diğer iç kısımlara ulaşmak için ise farklı alternatifler mevcut.
Marsilya Gezi Rotası: Güne Palais Longchamp ile başlamanızı tavsiye ederim. 1869 yılından bu yana çok güzel korunmuş bir eser . Bahçeleri bakımlı ve güzel . Müze kısmı çok zengin eğer doğal hayat , hayvanlar ile ilgili iseniz burayı mutlaka ziyaret ediniz. Girişi ücretsiz olan bu kadar güzel başka bir doğal yaşam müzesi bulmanız biraz zor bence. Uçanından yüzenine böceğinden devesine kadar neredeyse tüm canlıların bire bir boyutlarda örnekleri ile görülmesi gereken bir mekan ayrıca yeşil ve uzun parkı ile de sosyal hayatın en aktif alanlarından biri.
Le Panier de yürümeden Marsilyanın dokusunu anlamanız mümkün değildir diyebilirim. Eski ve birbirine bu kadar uyumlu sokaklar içerisinde ki evler konaklar kaldırımlar pencereler zor bulunur cinsten. Buradan Old Charity Center olarak anılan eski yetimhane ve şimdi müze olan oldukça da etkileyici bir mimariye sahip mekanı tavsiye ederim. Giriş ücretsiz fakat müzeler ücretli.
Marseille Katedrali olmazsa olmazlardan bir. Gerek dış gerek iç mimarisi ile oldukça etkileyici ve turistik rota içerisinde bir mekan. Gösterişli iç mimarisinde mermer, mozaik ve duvar resimleri bulunan, 1800'lerden kalma büyük neo-Bizans katedrali. Buradan yürüyerek yine Avrupa ve Akdeniz Uygarlıkları Müzesi ve Fort Saint-Jean gezisini yapabilirsiniz. http://www.mucem.org sitesine göz atmanızı tavsiye ederim. İçerisinde Tkdeniz ülkelerine ait bir çok kültür ve ayrıntı var hatta Türkiye ile ilgili bölüm de sizi mutlu edecektir. Yanlış yazılmış bir çok figür mekan ilişkisi var onu da belirtmek isterim mesela Nasreddin Hocayı Slav Tatar olarak yazmışlar ve daha bir kaç yerde de farklı yanlışlar gördüm. Oldukça etkileyici bir mekan ama onu belirtmek isterim. 1600 lerden kalma Fort Saint ile Mucem sizi iki farklı dünyayı biribirine yaklaştıracak şekilde gezmenizi tavsiye ederim. Notre-Dame de la Garde ise size tepeden bir Marsilya manzarası sunuyor. Burası da oldukça etkileyici girişi de ücretsiz olan güzel bir mekan. İyi Anne adıyla anılan 1800 lerin devasa ve görseli bol bir kilise.
Marsilya da liman civarında bir çok farklı tur ile size şehri gezdirecek şirketler var. Ring araçları ile belirli bir rotada gezmek isterseniz bu da yapılabilir.

Château d'If ( http://chateau-if.fr/ )
Alexandre Dumas'ın yazdığı ünlü "Le Comte de Monte-Cristo" romanının sahnesi olması nedeniyle dünyaca ünlüdür. Kahramanı Le Comte de Monte-Cristo, Edmond Dantès'in haksız yere suçlanıp hapsedilmesidir. 14 yıldır burada kalmıştır. Bu adaya eski limandan, gidiş-dönüş ücreti yaklaşık 12 avro olan halk teknesine binerek ulaşabilirsiniz. Tekne her 45 dakikada bir hareket ediyor. Adaya vardığınızda kaleye giriş için 6 euro ek giriş ücreti ödeniyor. Kalenin içinde büyüleyici bir restoran bulacaksınız. Kalenin kendisi hoş manzaralar sunmaktadır ve bazı ilgi çekici eski hapishane odalarını içermekte.

LYON FOTO GALERİ









