ALMANYA GEZİSİ
Bir temmuz sabahında Leverkusen de trende giderken Bayer Firmasının Leverkusen şehrine ne kadar çok yatırım yaptığını gözlemledim ve kendi kendime bu toprakların bu kadar savaş yıkım görmesine rağmen hala nasıl dim dik ayakta olduğu sorusuna adeta yine kendi kendime cevabını verdim. Çalışmak Üretmek Yönetmek. Galiba biz de eksik olan sadece bu üçlü.
Soğuk ve çalışkan insanlar Almanlar. Genç nesil ise tek kelimeyle yola getirilemez bir şekilde yollardan çıkmışlar. Yollar onlara pek cazip gelmemiş olsa gerek zira Köln sokakları bir eğitimci olarak pek de hoşuma gitmeyen bir sürü saçmalık gereksizlik ve dahi hadsizlik ile doluydu.
İki dünya savaşı sonrasında yoğun olarak çalışarak bu günlere gelen Almanya da Türk olmak ise zor ve sıkıntılı desem yeridir. Bir çok Türk vatandaşı il görüşme imkanım oldu ve artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığını dile getirdiler. Gerçek şu ki yaşadığımız şehirden değil mahalleden bile bir başka mahalleye taşınma fikri bize zor gelirken Gurbetçilere o kadar kötüyse neden Türkiye'ye dönmüyorlar diye söylenmek biraz insaf çağrısı yaptırıyor bana. Bir şeylere alışmak oldukça zordur. Hele ki artık belirli bir düzen kurmuş Aile omuş ve artık bir yerin her olgusuna alışmışken zor olur aniden yer değiştirmek. Almanya da Gurbetçileri böyle gözlemledim.
KÖLN DE GEZİLECEK YERLER
Köln'e indim sabah erken saatlerde. Köln Central station Şehrin merkezinde ve adeta örümcek ağı gibi tüm şehri ve çevre illeri kuşatmış vaziyette. Trenler faklı 3 peronda ki onlarca farklı hatlar için kıvrıla kıvrıla gidiyor. Alt katta ise şehir içi tramvay sistemi bir başka şekilde işliyor. Her dakika ulaşım için bir şeyler hareket halinde bu şehirde.
Ulaşım konusunda yapmak istediğiniz ne varsa https://www.bahnhof.de/id/3320 buradan yapacağınız için bir kenara not edin isterseniz. İlk olarak hem biraz dinlenmek hem de doğan güzeşin Ren Nehrine yansıması ile biraz fotoğraf çekmek için Aziz Cunibert Bazilikası civarında takıldım. Oldukça yeşil ve bu yeşil alanların her bir köşesinde bir evsizin yatağı serili. Geceden kalma halleri ile uyandıkları zaman da pek tekin olmadıkları her hallerinden belli oluyor. Neyse ayakkabımı falan istemelerine rağmen bir iki defa yer değiştirerek bu rahatsızlığımı da gidermiş oldum.
Avrupa da geziyorsanız mutlaka bu tiplere rastlarsınız. Size tavsiyem hemen uzaklaşın oradan ve mümkün olduğunca da sert davranarak bunu yapın. Aksi takdirde olmadık işler gelebilir başınıza ki bunlardan bir kaçına şahit oldum. Ben özellikle Avrupada bu konuda çok rahatsız oldum rahatsız edildim başkalarının tacize varacak derecede rahatsızlık yaşadığını gördüm. Bu bahsi daha fazla uzatmadan sadece her türlü kendinize ve eşyalarınıza dikkat edin diyerek noktayı koyuyorum.
Sabah erken saatlerde de olsa Hohenzollern Köprüsü gezmek veya Ren Nehrini takip ederek izlemek için ideal zamanlar. Akşam saatlerinde köprünün yanan ışıkları ve arkasında Köln Katedrali olan bir fotoğraf da size güzel bir kadraj yakalamanın sevincini verir. Köprülere kilit asma ve aşkları ölümsüzleştirme geleneği bu köprüde de var. Siz de bir asma kilit asar mısınız bilmem. Köln Hauptbahnhof ile Köln Messe/Deutz istasyonlarını birbirine bağlayan, Almanya'nın en yoğun kullanılan demiryolu köprüsünden sonra Köln katedrali size bambaşka dünyaların kapısını açacak. Köln de sizi en çok etkileyecek olan yer burası olacak fakat çok fazla kalabalık olmasından dolayı da ayrıca canınızı sıkacak. Yanan iki mum varsa etrafında en az iki düzine insan var.
Katolik mezhebi için açılmış olan bu katedralin 1248 yılında yapımına başlanmış, katedralin yapımı 632 yıl sürmüş ve 1880 yılında hizmete açılmıştır. Gotik tarzdaki katedral 7000 m² alanda, 157 m'yi bulan yüksekliği ile Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü Dünya Mirası Alanları dizelgesinde yer alıyor. Katedralin tarihi ve gelişim süreci ile ilgili olarak https://www.koelner-dom.de/ sitesine bakabilirsiniz. Katedrale giriş ücretsiz. Etrafında istemediğiniz kadar ve çeşitte iş yerleri var. Buradan devam ederek Köln pazarı ve Büyük Saint Martin Kilisesi size mimari olarak güzel görüntüler sunacak. Burada ki eski Almanya evleri de oldukça renkli görüntüler veriyor bunu da bilin.
Köln Merkez Camii 2009 da başlayıp 2017 de biten ve mimari olarak oldukça farklı olan bir cami. Köln'e yolunuz düşerse mutlaka ziyaret ediniz.
Kölnden akşam saatlerinde Adaşım Hakan ile Yapılacaklar listemin ilk sırasında olan Hallstat'a doğru yola çıktım. Nasip.